Ya Her Şey Yolunda Gitmezse?

İhtiyacınız olduğunda satın alamayacağınız tek şey sigortadır!

Arabamızın, evimizin, hayatımızın, hayvanlarımızın, bahçemizin, tarlamızın ve benzeri gibi sahip olduğumuz şeylerin tehlike altında olmadığını ispatlayamayız. Hayat her an her şeyi değiştirebilir. Fazlasını verdiği gibi yarım bırakabilir ya da elimizden her şeyi alabilir.

Bazı şeyleri tekrar yerine koyabilmemiz için iyi bir finansal güce sahip olmamız gerek. Bazı şeylerin ise yerini hiç bir şeyin doldurmayacağını biliyoruz. Bu finansal gücü çok çalışarak elde edebiliriz ya da iyi bir miras kalmışsa sanırım sırtımız yere gelmez. Ancak iyi bir finansal güce sahip olan insanların hayatlarının ve mallarının her zaman bir sigortası vardır. Üstelik sadece kendi servetlerine güvendikleri bir sigortadan bahsetmiyorum çünkü servetlerini sigorta şirketleri tarafından sigortalatırlar.

Nedeni ise bir gün mal varlıklarından birine zarar gelir ise o zararı diğer mal varlıklarıyla kapatacaklarına bir sigorta şirketinin kapatmasını yeğlemeleridir.

Sigorta; Sigorta, risklerin gerçekleşmesi sonucu doğabilecek zararları gidermek için kullanılan mali bir araçtır. Bu bağlamda riskli gördüğümüz her şeyi sigortalatmak gerekmektedir. Dediğim gibi bazı şeyleri yerine koyabilmek için iyi bir finansal güç gerekmekte ama bunun yerine elimiz de sigorta gibi süper bir güç var.

Konuya örnek verilerle ama sizi üzecek verilerle giriş yapmak zorundayım.

Dünya genelinde 12 milyon kanser vakasından 7 milyonu ölümle sonuçlandı. 2023 projeksiyonunda, 2020’de 17 milyon kanser vakası olacağı belirtildi. Her yıl Türkiye’de 145.000-164.000 kişiye kanser tanısının konulduğuna işaret edildi. (Sağlık Bakanlığı verilerinden alınmıştır.)

Türkiye’de 2018 yılında trafik kazalarında 6 bin 675 kişi öldü. Bu kişilerden 3 bin 368’i kaza yerinde, 3 bin 307’si yaralanıp sağlık kuruluşlarına sevk edildikten sonra kazanın sebep ve tesiriyle 30 gün içinde hayatını kaybetti. Kazalarda geçen yıl 307 bin 71 kişi de yaralandı.(TÜİK 2019 verileridir)

Ve Şimdi de Corona Covit19. 02-05-2020 Tarihin de Dünya genelinde vaka sayısı 3.324.258 ölüm 239.489 kişiye ulaştı. (WHO verileri.)

Türkiye genelinde 2020 Ocak verilerine göre toplam trafik kazası sayısı 31.561 ölümlü kaza sayısı 104 yaralanmalı kaza sayısı 11.457 maddi hasarlı kaza sayısı 20.000 ölü sayısı 115 yaralı sayısı 18.689 adet.(EGM ocak 2020 trafik istatistik bülteni.)

Corona yüzünden her şey nasıl değişti değil mi? İnsanların çoğu işsiz kaldı. Demek ki işsizlikte bir risk. Yani bu riski de teminat altına almalıyız.

Corona nedeni ile hepimiz evdeyiz. Peki ev kazalarının tüm kazaların neredeyse %30 unu oluşturduğunu biliyor muydunuz? Yani bu durumda hiçbir yere gitmemek, evden çıkmamak bile bizi oluşabilecek risklerden korumamakta.

Hepimiz hasta olabiliriz, hepimiz ufak ya da büyük kazalar geçirebiliriz ve hepimiz biliyoruz faniyiz. İşte burada hayatımızı sigortalamak cümlesini kullanabiliriz.

Öncelikle hayat sigortalarından bahsedeyim. Hayat sigortaları ecelen vefat, kaza sonucu vefat, hastalık sonu vefatları kapsamaktadır. Uzun ya da kısa vadelerde yapılabilir ya da birikimli hayat sigortası olarak satın alınabilir.

Hayat sigortanız var mı diye sorulduğunda çoğu insan öldüğümde parayı ne yapayım? Ya da ben öldükten sonra bir de para mı bırakacağım tepkilerini verir. Maalesef Türkiye’de hala Hayat Sigortasının önemini tam anlamı ile benimsetemedik.

Banka kredileri için 3 sene önce hayat sigortası yapılması zorunluluğu kaldırıldı ancak bankalar kendilerini kişinin vefat etmesi olasılığına karşı garanti altına almak için faiz oranlarında indirimlerden yararlandırarak poliçe düzenlemekteler. Şahıslar da vefat etme ihtimalini düşündüğünden gönüllü olarak kendilerine poliçe düzenlenmesini istemektedirler. Kişi vefat ettikten sonra geri de kalanların o borcu ödememesi için sigorta şirketleri borç yükümlülüğü altına girmektedir. Kimse vefat ederim diye tabi ki borçlanmıyor ama yukarıda belirttiğim riskler için de bu borçları teminat altına almak gerekmektedir.

Örneğin; Bir müşterimiz bankadan 2016 da konut kredisi çekmiş. Bu krediye istinaden taksitli bir hayat sigortası poliçesi satın almış. Müşterimiz yılda bir kere taksitlerini ödeyecekken 2018 in mart ayında hesabında bakiye olmadığından dolayı sigortasının taksitini ödeyememiş. Hesabından sigorta taksitinin çekilemediği bilgisi sigorta şirketi tarafından sigortalı adresine posta yolu ile ibraz edilmiş olmasına rağmen sigortalımız taksitini ödememiş ve sigortası iptal olmuş. Tabi bu sırada konut kredisinin taksitlerini düzenli olarak ödemeye devam etmekteymiş. Sigortalımız 2019 Aralık ayında beyin kanaması nedeni ile vefat etmiş. Eşi ve çocukları kredisinin borcunu sigortasının kapatacağı düşüncesi ile ziyaretimize gelmişlerdi. Sistemden bakıldığında poliçesi iptal olmuştu. Nedenlerini yukarıda belirttiğim gibi üzgün eşe ve çocuklara anlattım. Artık yapılacak hiçbir şey yoktu. Zamanı geri alamazdık. O poliçenin taksitini geri ödeyemezdik. Ne yazık ki erken vefat eden sigortalımızın maaşının 1/3 ü eşe ve çocuklara verildiğinde maaş kredi taksiti ödemeye bile yetmiyordu. Henüz üniversite okuyan 2 çocuk ve ev hanımı olan bir eş 120.000 TL olan krediyi ödemek zorundaydı.

Bir örnek daha vermek istiyorum. 2017 Haziran ayında konut alan bir çift yine bir konut kredisi çekmişti ve taksitli bir hayat sigortası satın almıştı. Çiftimiz bayram tatili için Temmuz ayında memleketlerine dönerken bir trafik kazası geçirmişti. Çiftlerimiz den birini maalesef trafik kazasında kaybetmiştik. Krediyi çekeli ve poliçeyi satın alalı 1 ay olmuştu. Kredi ve hayat sigortası vefat eden kişi üzerine yapıldığı için sigorta şirketi 300.000 TL olan konut kredisini sigorta poliçesine istinaden ödedi.

İşsizlik sigortasına derin bir şekilde daha sonra giriş yapacağım ama bu günler de korona’dan dolayı işsiz kalan çoğu insanın da işsizlik sigortası olmadığından belki de bir çoğu borçlarını, kredilerini ödeyemeyecek durumdalar.

Peki bu kötü senaryolar yaşanmasaydı ödediğimiz sigorta bedelleri ne olacaktı? Sigorta riskin gerçekleşmesine istinaden bir teminat olduğundan risk gerçekleşmez ise ödenen sigorta bedelleri sigorta şirketlerine kalır. Temennimiz bu risklerin gerçekleşmemesi fakat gerçekleşmesi durumunda geride kalanları da mağdur etmemek temennisindeyiz.

Zorunlu olarak yapılan trafik sigortası ve dask haricin de kendimizi teminat altına almak için de sigorta yaptırmalıyız. Teminatlı sigortaların yanın da bir de Birikimli Hayat Sigortaları vardır.

Bu sigorta türü risk gerçekleştiğinde geride kalan borcu ödemek ya da varislere ödenecek şekilde ayarlanmasının yanında risk gerçekleşmediğinde ancak başlangıçta sözleşme de belirlenen süre dolduğunda, sigortalının kendisine ödenecek şekilde tasarlanmıştır. Birikimli hayat sigortasını ve Ferdi Kaza Sigortası hakkında bir sonra ki yazım da tekrar görüşmek üzere.

Burcu Nur İçecek

Cevap ver

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz