Doğancan Özadlı : Memleketin neresine gidersem oralarda size değer verdiğini bildiğiniz insanların olması çok kıymetli bir duygu…

Başarılı bir Radyo Programcısı Doğancan Özadlı değerli vaktini bize ayırdığın için öncelikle teşekkür ederiz.

Biz seni yakından tanıyoruz ama hikayeni bilmeyenler için, Doğancan Özadlı kimdir, bir de senden dinleyebilir miyiz?

Bu sene meslekte 15. yılını dolduran, hayatını radyo ile kazanan genç bir arkadaşınızdır Doğancan 🙂 Sanırım en büyük şansım diyebilirim ki; sevdiğim işi yapıyorum. Haliyle aslında kendimi çalışıyormuş gibi hissetmiyorum. Tabii yaptığımız işin doğası itibariyle oldukça eğlencesi bol fakat bu eğlenceyi yakalayabilmek için de uzun vakitler sarf edilen emekler de var hiç kuşkusuz..

Radyo Programcılığına ne zaman ve nasıl başladın ?

Video montaj ve kurgu sistemlerine ilgim çok fazlaydı. 13 yaşındayken bir şeyler öğrenmek umuduyla bir tanıdık vesilesiyle NR1 medya grubundaki yönetmenlerin yanına gittim fakat o kadar yoğundular ki boş durmayayım diye hiç alakam olmamasına rağmen şirketin bünyesindeki Radyo Klas’ta asistanlık yapmaya başladım. Artık adına kader mi deriz, şans mı bilemem ama tamamen tesadüf eseri yolum radyo stüdyosu ile kesişti ve bugünlerin temelleri farkında olmadan atmış oldu.

İlk başladığın zaman tarzın neydi, zaman içerisinde tarzında değişiklikler oldu mu?

Çok tecrübesiz ve tam olarak ne yapmam gerektiğini bildiğim dönemlerdi. Haliyle ne yapmam istenirse onu yapıyordum. Başta sadece şarkı anonslarından oluşan liste programları. Sonrasında dönem dönem çok spor yorumcuları ile spor programları hatta bir ramazan dönemi Zincirlikuyu Camii İmamı ile dini içeriği olan bir program dahi sundum. O dönemler çok mutsuz olduğum işlerdi fakat iyi ki de sunmuşum çünkü bugün birçok üslup ve tarzı harmanlayıp kendi tarzımı yaratabildim.

Radyo Programcıların çoğu çaldığı tarzı pek dinlemez derler ! Sende onlardan mısın? Kısacası müzik zevklerinin arasında hangi tarz müzikler yer alıyor?

Süper FM, Türkçe Pop türünde yayın yapan bir radyo. Bu güne kadar görev aldığım tüm kurumlar da yine aynı şekilde pop müzik yayını yapıyordu. Dolayısıyla hem yakından takip ederim hem de severim. Ama yayın dışı vakitlerde genellikle daha sakin müzikler dinlerim. Hatta çoğu zaman enstrümanistlerin albümleri daha çok ilgimi çekiyor. Mesela şuanda sorularınızı cevaplarken, Paris’te yaşayan dünyaca ünlü bir Azerbaycan’lı piyanist olan Etibar Asadli’nin müthiş ezgilerini dinliyorum. Size de öneririm…

Dinleyicilerinizle aranız nasıl?

Son 5 senedir Türkiye’de onlarca kez şehir dışında gerek söyleşi etkinliği gerek şehir şehir canlı yayınlar yaptım. Benim hissettiğim kadarıyla aramız çok iyi 🙂 Onlar radyoda dinleyip her yönüyle sohbetinden tanıdıkları adamı görüyorlar, ben de radyoda mikrofona konuşurken duvara konuşmadığımı anlıyorum 🙂 Radyo vesilesiyle tanışıp tanıdığım hatta ahbap olduğum çok fazla insan var. Memleketin neresine gidersem oralarda size değer verdiğini bildiğiniz insanların olması çok kıymetli bir duygu.

Radyo Programcısı olmasaydın hangi meslek grubunu tercih ederdin?

Radyoya başladığım dönemlerde ben konservatuara hazırlanıyordum. Şan dersleri ve bir müzik aleti çalma konusunda oldukça yoğun çalıştığım bir dönemdi. Belki bir müzik öğretmeni, belki sahneler alan bir yorumcu bilmiyorum. Ama müziğe karşı inanılmaz bir ilgim vardı. Radyonun hayatıma girmesiyle ibre tamamen değişti ve müzik bir hobiye, bugün yaptığım işimde daha dinlediğini anlayabilmemi sağlayan bir programcı olmamı sağladı.

Mesleğe başladığın günden, bugüne bu güne kadar yapmış olduğun etkinlikler de unutamadığın bir hikayen var mı?

Samimi söylüyorum, o kadar çok var ki.. Bir gün İstanbul’da yaptığım bir etkinlikte Antalya’dan bir dinleyicim o günün sabahında İstanbul’daki söyleşim için uçağa atlayıp geldi ve uzun süreler kanser tedavisi gördüğünü, hastane odasında benimle moral bulduğunu ve iyileştiğini, sadece teşekkür etmek istediğini söyledi.. Benim için o a kadar duygulu ve işe yaramış hissettiren bir andı ki anlatamam. Benzeri çok hikaye var çünkü bizler radyoda insanlara eğlence sunanlar olarak radyonun başında kimin dinlediğini haliyle bilemiyoruz. Kimin hayatına ne ölçüde dokunduğunu bilmek büyük bir motivasyon kaynağı..

Radyo Programcısı olmanın en güzel yanı nedir?

Birçok güzel yanı var ama ilk akla gelen ilgi görmek, takdir edilmek gibi ego okşayan taraflarını saymayacağım. Özellikle bazı dönemlerde daha yoğun hissettiğim bir güzelliği var işimizin.. Hepimizin dönem dönem canının sıkkın olduğu, moral bozukluğu yaşadığı anlar oluyor haliyle. Ama radyoda özellikle eğlence programı yapan birinin, kişisel meselelerinden o an olabildiğince uzaklaşması gerekli çünkü insanlar sizden onları güldürmenizi istediği için programınızı açıyor. E bu da istemsiz bir otokontrol sağlıyor. Bu sayede artık birçok insanın ciddi hadiseler haline getirdiği olayların gerginliğini üzerimde tutma sürem çok uzun değil çünkü mikrofonu açınca iyi olmak zorundayım..

“Doğan Canlı Yayında” programının içeriği nedir?

Her güne bir konu başlığı belirliyorum. O işin bahanesi oluyor ve o konu bahanesiyle sürekli rastgele telefon bağlantıları alarak yayına bağlanan dinleyicimle eğlenceli sohbetler çıkarmaya çalışıyorum. Her yaş grubundan her meslekten yayına bağlananlar sayesinde sohbet ederken eğlencenin dışında aynı zamanda çok fazla şey de öğreniyoruz. Bu yüzden kuru bir gürültü değil de dinleyene farklı ve hiç beklemediği alanlardan yeni bir şeyler öğreten bir radyo şov programı diyebiliriz.

Karakterinizin en belirgin özellikleri nelerdir?

Eğlenceli ve güleç bir insanım sanırım.. İdareciyim.. Eskiden daha sabırsızdım ama hayat yaşattığı iyi kötü birçok hadise ile bir şekilde sabretmeyi, durmayı da öğretiyor…

Kendinize hep hatırlattığınız, unutmadığınız bir nasihat var mı?

Cümle olarak bir şey söyleyemem ama sanırım şu olabilir; mükemmel olmadığım.. Birçok konuda yeterliliğe sahip olabilirim fakat eksik kaldığım yanların da bilincinde olarak hareket etmem gerektiği.. Bu bana, çevremizdeki çok da iyi niyetli olmayan insanların ağzına laf vermemeyi de sağlıyor 🙂 Çünkü en ağır eleştiriyi herkesten önce ben kendi kendime yaparım.

Radyo programcılığına yeni başlayacak olanlar ve kariyerlerinin başında olanlar için tavsiyeleriniz nelerdir?

Bu işi gerçekten çok istediklerine emin olmalılar. Çünkü tamamen heyecan ve heves gerektiren bir iş radyo yayıncılığı. Sorsunlar, denesinler, bol bol kendilerini sınasınlar, kayıtlar yapsınlar.. Çünkü programcılık tamamen pratikle alakalı.. Okullarda öğrendiğiniz teorik bilgilerin elbet çok faydasını görürsünüz ama tecrübeyle sabit yeteceğe bağlı bir iş olduğu için kendinizi denemeniz gerekli ve gündemden kopmamalı, bol bol okumalı..

Sosyal medya ile aranız nasıl ? Sizi takip etmek isteyen dinleyicileriniz sizi nasıl takip edebilir?

Sanırım en çok instagramı seviyorum. Güzel etkileşim aldığım bir profilim var. Bazen oradan da canlı yayınlar yapıyorum, hikayelerde eğleniyoruz 🙂
dgncn , ya da Doğancan Özadlı yazarak ulaşabilirsiniz

Son olarak bihaberolma okuyucularına söylemek istedikleriniz?

Hafta içi her sabah güne güzel başlamak isterseniz 07:00 – 10:00 arası sizleri Süper FM’e beklerim.. İlgi gösterip okuduğunuz için de ayrıca teşekkür ederim.

Keyifli röportajınız için çok teşekkür ederiz. Bihaberolma ekibi olarak yayın hayatınızda başarılarınızın devamını dileriz…

Bilmukabele.. Sevgiler.

Cevap ver

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz