Avrupa’da Mutlaka Görülmesi Gereken Yerler…

Paris

Dünyanın en fazla turist ağırlayan şehri ünvanini elinden bırakacağa benzemiyor.
Nüfusu yaklaşık 2.1 milyon olan Paris bildiğiniz gibi Fransa’nında başkenti. Gezilmesi gereken yerleri arasında Eyfel Kulesi ve Louvre Müzesi başta geliyor. Sonuçta herkes Monalisa’ya birde yakından bakmak ister.
Ayrıca Notre Dame Kilisesi, Ressamlar Tepesi, Sen Nehri ve Versay Sarayı muhakkak görülmeli.
Bir de Kruvasan yenmeden dönmeyin deriz.

Prag


Çek Cumhuriyeti’nin başkenti ve en büyük şehri olan Prag 1.2 milyon nüfusa sahip Avrupa’nın en merak edilen şehri.
Altın Şehir, Masal Şehri ve Avrupa’nın Kalbi gibi isimlerlede anılır.
Ilk olarak Eski Şehir Meydanı’nından başlayarak gezebilirsiniz. Prag Kalesi ve Aziz Vitrus Katedrali ile devam edip Dünya mutfağından birçok lezzetti uygun fiyata tatma imkanınız bu şehirde mevcut. Ve muhakkak John Lennon Duvarı önünde bir fotoğrafınız olmalı..

Venedik


118 adanın köprülerle birbirine bağlanmasıyla oluşan muhteşem şehir.
San Marco Meydanı’nında bulunan San Marco bazilikası en ünlü kilisesidir görülecek yerlerinde başında gelir. Ve şehrin simgesi kanallarda tekne ile unutulmaz bir gezi yaparak Venedik’i aslında oturduğunuz yerden keyifle yaşayabilirsiniz. Renkli evleriyle birçok kartpostala ilham olan Burano Adası’da muhakkak görülmesi gereken yerleri arasında. Birazda eğlence diyen kitle için kesinlikle Venedik Karnavalı doğru bir adres olacaktır. Genelde Ocak ayının son haftası başlar ve 40 gün sürer.

Barcelona


İspanya’nın ikinci büyük kenti olan Gaudi’nin büyülü şehri Barcelona. Şüphesiz görülmesi gereken yerlerin başında Sagrada Familia Bazilikası ve Park Guell geliyor. Ayrıca yine Gaudi’nin en değerli eserlerinden biri olan Casa Mila’ya Katalonya Meydanından yürüyerek kısa sürede ulaşılabilirsiniz.
Birazda kültür diyorsanız Picasso müzesi, Katalan Ulusal Sanat Müzesi ve Museum of the History’e uğramadan dönmeyin deriz.

Brugge


Tüm şehir yürüyerek iki günde gezilebilecek kadar küçük olsa’da yolunuz Brugge’ye düştüğünde neden bu listede olduğunu anlayacaksınız.
Şehir buram buram Ortaçağ kokuyor ve ayak bastığınız anda sizi etkisi altına alıyor. Araca gerek olmadan şato görünümlü muhteşem otellerde kalabilirsiniz. Kanallarda bot turu yapıp Brugge Çan Kulesini gördükten sonra Çikolata Müzesi’ne uğrayıp enfes tatları deneyip alışveriş yapabilirsiniz. Emin olun yediğiniz en güzel çikolatalar Brugge’den aldıklarınız olacaktır.

- Reklam -

Cevap ver

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz