90’lı Yılların Podyumlarda Fırtına Gibi Esen, Mankeni Begüm Özbek…

Sevgili Begüm Özbek, değerli vaktini bize ayırdığınız için öncelikle teşekkür ederiz.

Mankenliğe nasıl başladınız?

Yıl 1989. Takım sporları ile ilgilenen, Galatasaray, Yeşilyurt Spor gibi takımlarda Voleybol ve hentbol oynayan bir genç kızım. İnce, uzun ve atletik olduğum için olduğum için yolda yürürken bir reklam ajansı sahibi tarafından keşfedildim. Çalışmaya başladığımız ilk ayda 10 tane reklam filmi çekmiştik. Benim hayalim tarih okumak veya arkeolog olmaktı hayat beni bambaşka bir yere götürdü. Reklam filmlerinden sonra Emel Kasapoğlu’nun mankenlik ajansı Marie France’a transfer oldum ve ısrarlar üzerine ‘The Best Model of Turkey’ yarışmasına katılıp, birinci oldum. Ardından ‘Best Model of The World’ yarışmasında dördüncülük geldi. Henüz 17 yaşındaydım. Hayatımın farklı bir akışa girdiğinin farkındaydım.

90’lar dan bu yıllara mankenlik mesleğini değerlendirecek olursanız neler söylebilirsiniz ?

90’lar top model kavramının ülkemizde ve dünyada ortaya çıkarak hafızalara kazındığı süper renkli bir dönemdi. Moda dünyası bir çok yetenekli model ve modacıyı bu dönemde keşif etti. Bizden sonra da dünya standartlarında modeller çıktı aslında. Örneğin Didem Soydan başarılı ve yetenekli. Kendi adıma konuşursam ben disiplinli, işine bağlı ve işini çok seven biriydim. Kendimi sürekli yeniden keşfettim korkusuzca ve keyifle. Yabancı modellerin piyasaya girmesi bence harika. Serbest ekonomi ve serbest market her zaman daha sağlıklı.

Türkiye’de mankenlik mesleğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Küreselleşme Türk tekstilini bitirdi. Yabancı markalar pazara girince Türk markalarının birçoğu yok oldu. Yabancı markalar da İstanbul’da defile yapmadığı için mankenlere ihtiyaç kalmadı. Bu sebepten yeni manken yetişmiyor ve manken arkadaşlar da dizilerde oynuyor.

Mankenlik mesleğini yapmak isteyenlere önerileriniz nelerdir?

Ne istediğinizi bilin. Kendinize iyi bakın. Bu işi sevmiyorsanız hemen bırakın ve sevdiğiniz işi yapın.

2012 yılından beri yoga ve felsefesine olan merakı ve tutkusuyla Hindistan ve Amerika’da aldığı eğitimlerle şimdi Yoga hocalığı yapmakta;

Begüm Hanım öncelikle yogaya başlangıç hikayenizden biraz bahsedebilir misiniz?

Tamamen merak ettiğim için başladım. İlerleyen dönemde yoga pratiklerinin yarattığı kimyasal değişimin yeryüzünde ki tüm varlıklarla olan ilişkimizi olumlu yönde etkilediği ve bizleri bütünlüğü fark etmeye yönlendirerek hayvan hakları / Çevrecilik konusunda bir platform oluşturabileceğini gördüğüm için devam etme kararı aldım.

Yoga sizin için ne ifade ediyor?

Ben bir Jivamukti yoga hocasıyım bu bağlamda biraz Jivamukti’den bahsedebiliriz. Jiva – Bireysel ruh, Mukti ise – Özgürleşmek demek. Yani Jivamukti – yaşarken özgürleşmek anlamına geliyor.Yoganın temel taşı Ahinsa – şiddetsizlik veya gereksiz şiddetten kaçınmak anlamına gelir. Örneğin, et yemek, süt ve süt ürünleri tüketmek, deri ve kürk giymek, sirklere, hayvanat bahçelerine, yunus parklarına gitmek hayvanlara uygulanan şiddeti besliyor ve aslında gereksiz çünkü tüm bunların alternatifleri var. Özellikle Jivamukti yoga, vegan yaşam şeklini ve aktivizmi temel alıyor.

Yoganın insanların hayatında nasıl bir etkisi var?

Yoga pratiği bizlere toplumsal şartlanmışlıklardan sıyrılmak ve doğru olanı görmek ve yapmak için gerekli netliği ve içsel gücü sağlıyor. Örneğin vegan yaşam şeklini seçmek, toplumsal şartlanmışlıkların dışında ve cesaret gerektiriyor. Bizler her zaman hayvanların ve doğanın bizlere ait olduğu ve bizler için yaratıldığı fikri ile yetiştirildik. Bunun ne kadar yanlış olduğunu şu anda çok net görüyorum. Diğer canlıların hayatını cehenneme çevirirken bizler kendi hayatlarımızda mutlu ve huzurlu olmayı bekleyemeyiz. Yoga pratikleri tüm evrenle bütünlük ve harmoni içinde yaşamamızı sağlıyor.

Yogayı neden yalın ayak yapıyoruz?

Yeryüzü ile olan bağımızı fark etmek ve kuvvetlendirmek için.

Kendinizi iyi hissetmek için yogadan başka neler yapıyorsunuz?

Vaktimin büyük bir kısmı işte, dört ayaklı çocuklarımla geçiriyorum.

Yogayı henüz hayatına dahil etmemiş kişilere verebileceğiniz en önemli tavsiye nedir?

Aslında yoga yapmıyoruz çünkü yoga bizim özümüz. Yaptıklarımız bu özü ortaya çıkartmasını umduğumuz pratikler. Genel ön yargının tersine herkes yoga pratik edebilir. Yoga bedenin araç olarak kullanıldığı ve amacı küçük bilinç ile kozmik bilincin birleşmesi olan pratiklerdir. Çok esnek, çok kuvvetli vb. olmaya gereke yok. Türkiye’de birçok değerli hoca ve yoga stüdyoları var. Başlamak isteyenler muhakkak bu stüdyolardan birine kayıt olsunlar. Bizler zoom üzerinden Jivamukti yoga dersleri veriyoruz bu derslere de bekleriz.

Son olarak bihaberolma okuyucularına söylemek istedikleriniz?

Bireysel gücünüzü fark edin !! Günlük tüketim alışkanlıklarımız bizlerin ve bu dünyanın geleceğini etkiliyor. Vegan yaşayın, plastikten uzak durun !!! Kalbinizde hayvanlar için merhamet ve saygıyı bulamıyorsanız en azından küresel ısınmanın ilk sorumlusu olan hayvancılığı alışkanlıklarınızla desteklemeyin. Siz değişin dünya değişsin !!!

Keyifli röportajınız için bihaberolma ekibi olarak çok teşekkür ederiz.

Cevap ver

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz