İskoçya’nın erkekleri etek giymektedir. Gelenekleri, örf ve adetleri ve mirasları çerçevesinde gururla bu eteği taşımaktadırlar.

İskoç Eteği Nedir?
16. yüzyılda İskoçya’nın dağlık arazilerinde ortaya çıkmıştır. 19. yüzyıl ile birlikte İskoç eteği, daha geniş bir şekilde İskoç kültürü ile ilişkilendirilmiştir. Etekler kare desen şeklinde olup yün kumaştan yapılmaktadır.
Genellikle resmi ortamlarda ve seremonilerde giyilmektedir. Sporcularda bazı müsabakalarda giymektedir. İskoç eteği son zamanlarda çağdaş giyim tarzının bir yansıması olarak da düşünülmektedir.
İskoç Eteğinin Kökeni
İskoç ulusal giysisi olarak bilinen İskoç eteği dünyaca tanınmaktadır. Buna rağmen genel kültür açısından çoğu kişi durumun kökenini de merak etmektedir. Vatanseverlik, milli kimlik ve milliyetçilik kapsamında kökleşmiş kültürel ve tarihi geçmişi bulunmaktadır. Dünyada İskoçlar bu anlamda bir mirasa sahip oldukları için adeta övünmektedirler.
Uzun yıllar İskoç eteği sadece dağlık arazide giyilen yabani bir giysi olarak görülmüştür. Daha alçak kesimlerde yaşayan ovalılar bu eteği giyenleri barbar olarak nitelemişlerdir. Ayrıca bu kişilere aşağılayıcı şekilde bakmışlar ve “kızıl bacak” deyişini kullanmışlardır.
İskoç eteğinin kelime olarak etimolojisine bakıldığında (İngilizcesi “kilt”tir) anlamı “vücuda sıkıştırılan elbise” demektir. Fakat Encyclopeadia Britannica, bu kelimenin kökeninin İskandinavya’dan geldiğini ve antik Vikinglerin “kjalta” dedikleri katlanmış anlamına geldiğini belirtmektedir.
İskoç Eteği Nasıl Gelişti?
İskoç eteği de diğer tüm giysilerde olduğu gibi yüzyıllar boyu çeşitli süreçlerden geçmiştir. İlk olarak “büyük İskoç eteği” olarak ortaya çıkmış, 1600’lü yılların sonu itibariyle bugünde gözlemlediğimiz “küçük İskoç eteği”ne dönüşmüştür.
İskoç Eteğini Kim İcat Etti?

Bugünkü modern İskoç eteğinin mucidinin Lancashire şehrinden Thomas Rawlinson olduğu söylenmektedir. Bu bilgi kesin olup üzerinde tartışma bulunmamaktadır. Demirci ustası olan Rawlinson dağ kesiminde yaşayan insanları demir fırınında çalıştırmıştır.
Başlangıçta işçileri “büyük İskoç eteği” giyerken, Rawlinson demiri eritmek için hantal ve kullanışsız olduğu gerekçesiyle başka bir yöntem bulmuştur. Bu açıdan verimlilik ve pratiklik sebebiyle günümüzde de giyilen ve “küçük İskoç eteği” denilen katlamaları dikili bir durumda olan eteği tasarlamıştır. Küçük İskoç eteği bu şekilde doğmuştur.
1746 Kıyafet Yasası
1746 yılında, İskoç eteğinin icat edilmesinden az bir süre sonra, dağlık kesim haklarına ait tüm kıyafetler, İskoç eteği dâhil, kıyafet yasası ile yasaklanmıştır. Daha sonra İngiltere Kralı 2. James yanlılarının isyanı sonucunda geçmişin kanlı savaşlarını engellemek için ilgili yasa dağlık kesim kültürünü baskı altına almak amacıyla geçmiştir.
İlgili yasaya aykırı hareket edip yasaklara uymayanlar altı aylık hapis cezasına mahkûm edilmişler hatta bazıları sürgün edilmişlerdir. Yasak süresince İskoç eteği giymek İskoç romantikleri için protesto şekli haline gelmiştir.
1782’da ilgili yasa Londra Dağlık Kesimi Toplumunun çabalarıyla yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tarihten itibaren de İskoç eteği sıradan bir dağ kesimi giysisi olarak değil, yeni ve modern yaşama uyum şeklinde yorumlanmıştır.
Bu anlamda, İskoç dağlık kesimi insanlarının bu romantikleşmiş vizyonu şehir yaşamına, sanayiye ve yabani yaşamın kutlanmasına bir tepki oluşturmuştur.












