Aşk ve Evlilik Hayatı Üzerine Etkileri…

Yüzyıllardır üzerine tartışılan sevgi, aşk ve bağlanma konuları hala günümüzde bir çözüme ulaşmış değildir. Aslında aranılan çözümün ne olduğuna da bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Burada asıl sorgulanması gereken beklentilerdir. Bir ilişkiden, evlilikten, partnerden ne beklediğimiz önemlidir.

İnsanoğlu tarih öncesinden beri yanında kendine yol arkadaşı olabilecek kişileri seçmektedir. Bu yol arkadaşlıklarının sevgi ve saygı çerçevesinde ilerlemesi için her iki tarafın da bu konuda emek harcaması gerektiği bilinmektedir. Sevginin emek istediği bir durumla karşı karşıya kalırız. Bu her dönemde bu şekilde devam etmiştir.

Günümüzde bakıldığında sevgi kelimesinin kapsamının farklılaşması; Nerede o eski aşklar sözünü duymamıza sebep oluyor. Eski zamanlarda yaşanan sevgilere özenir olduk. Değişen ne peki?

İdeal Evlilik Nedir?

İdeal evlilik diye belli bir tanım yoktur. Her evlilik kendi içinde ideal olanı bulmalıdır. Bazı evlilikler sakin, bazıları dalgalı deniz olabilmektedir. Bu nedenle kıyaslamak ya da farklı bir tanım içine koymak zordur.

Evlilik akdi başlamadan öncelerde temelleri atılan bir sevgi vardır. Birçok zorluktan geçildiği düşünülebilir. Bu süreç içerisinden nasıl çıktığınıza bağlı olarak evliliğin temelleri atılmaktadır. Sevgi, bu aşamada en üst seviyededir. İki kişi birbirine en üst düzeyde sevgilerini göstermektedir. Sonucunda da evlilik akdi gerçekleşmektedir. Birbirini seven iki kişi aynı çatı altında buluşmaya karar vermiş durumdadır. Aynı zamanda saygı da sevgiye eşlik etmektedir.

Fakat unutulmamalıdır ki; hayatın içinde bir sürü dalgalanmalar mevcuttur. Bu dalgalanmalardan ne derecede yara bere almadan hayata devam edilmesi süreç için önemlidir.

Sevgi ve saygıya eşlik eden aşk duygusu da ilişki için vazgeçilmez olandır. Hayatın dalgalanmaları içinde aşk kelimesinin de zamanla değişime uğradığı gerçeği de değişmemektedir. Evlilik kurumu içerisinde eşlerin, birbirleriyle olan iletişimleri ve evlilik yapısını geliştirmeleri ile orantılı bir şekilde aşk duygusu ya gelişip büyümektedir ya da solup gitmektedir.

Aşk duygusunun hep bahsettiğimiz ilk günkü gibi kalması aslında çiftlerin birbiri ile olan iletişimleri ile mümkündür. Bu duygunun ayakta kalabilmesi için ve günden güne daha sağlam olabilmesi için eşler arası iletişimin kopmaması gerekmektedir.

Aradaki bağların daha da ilerlemesi ve boş zamanlarda birlikte vakit geçirmeli, sosyal yaşantılarını birlikte idame ettirebilmelidirler. Bu şu demek değil, sürekli dip dibe olmak anlamında değil. Fakat birbirlerine zaman ayıran çiftler olmalıdırlar. Bu nedenle ilişki sağlığının korunması için istek ve tutkularını birbirlerine en iyi şekilde hissettirmelidirler.

Aşk İlişkisi Üzerine

Yapılan araştırmalarda en çok dikkat çeken, birbirleriyle isteyerek ve aşk üzerine evlilik yapan çiftlerin bu duygularının zamana yenik düşmediğidir. Romantizm diye adlandırdığımız olgunun devam ettiği görülmektedir. Çiftler arasında kurulan bu bağın ileri ki zamanlarda daha sağlam olduğu ve güçlü aile dengesinin kurulduğu anlaşılmıştır.

Temelinde sevgi, aşk ve saygı olan ailelerde doğup büyüyen çocukların, ileriki yaşlarında da sevgi dolu yaşamlarının olduğu görülmüştür. Çünkü bu şekilde ilişki yaşayan çiftlerin birbirlerinin duygu ve düşüncelerini anlayıp, saygı gösterdikleri bilinmektedir.

Evlilik müessesi içerisinde bu şekilde bir ilişki olduğunda çiftler arasında yakınlaşma daha fazla olacaktır. Saygı, sevgi ve aşk dışında çifleri birbirine yakınlaştıran unsurlardan biri de sağlıklı ve mutlu bir cinsel birlikteliktir.

Cinsel birliktelikler evlilikte aşk ve sevgi gibi temel taşlardan biri olarak görülmektedir. Başta belirtildiği gibi, aşk evliliği diye tabir edilen evliliklerde bu şekilde yaklaşım romantizmi sonuna kadar yaşamaya itmektedir. Mutsuz ya da sorunlu bir cinsel birliktelik, çiftler arasında anlaşmazlıklara, sosyal hayatlarında gerilemelere neden olduğu kanıtlanmıştır.

Sevgi İnşası Üzerine

Sevginin inşası için ilk başta gerekli olan ve bu kavramın vazgeçilmezi saygıdır. Diğer bütün olgular bu ikisinin oluşmasından sonra bağların güçlenmesinde etken olmaktadır.

Düşünün ki; bir bina yapıyorsunuz. Temeli ne kadar sağlam olursa o kadar sağlam bir inşa yapmış olursunuz. Bu nedenle ilişkiye özen göstermek, kıymet vermek, minnet duymak, anlayışlı ve düşünceli olmak, bencillikten uzak durmak, güven vermek gibi davranışları yansıtmalıyız.

Bütün bu olgular sevginin ve aşkın temelini oluşturmaktadır. Bu şekilde bir ilişki yaşamaya başladığınızda inanın ki her şeyin nasıl yoluna girdiğine ve mutlu bir evlilik için adım attığınızı görmüş olacaksınız.

Güneşin Kızı

- Reklam -

Cevap ver

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz