Evliliğin; toplumumuz tarafından büyük bir coşkuyla desteklenen ve kutsal sayılan bir kurum olduğu konusunda, neredeyse hemfikiriz. Kendisini eğitime ya da kariyere adamış, evliği henüz düşünmeyen belirli yaştaki insanlara, yakın arkadaşlarının, çevrelerinin ve özellikle ailelerinin yaptığı evlilik baskısı, bu kuruma olan inancın, ne derece güçlü olabildiğini göstermek açısından iyi bir örnektir. İlk defa evlilik yapacaklar için; çeyiz hazırlama, isteme, söz, kına, nişan düğün gibi organizasyonlar, genellikle ailelerin de desteğiyle büyük bir titizlikle hazırlanır. Ancak biten bir evlilik sonrası, toplum, ilk evliliklerde gösterdiği olumlu tepkileri, ikinci evlilikler için genellikle göstermekten uzaktır.
Bitmiş bir evlilik sonrası bireyler; genellikle dul ya da boşanmış gibi ibarelerle donatılmış yeni bir medeni kimlik ile yaşamaya devam etmek durumunda bırakılır. Bu durum; toplumun gelişmişlik düzeyi ya da inançları doğrultusunda artan baskılar ile birlikte idare edilmesi gereken zor bir süreçtir. Cinsiyetçi ayrışmaların daha belirgin bir şekilde hissedildiği küçük yerleşim birimlerinde ya da sosyal çevre faktörüne bağlı olarak daha büyük şehirlerde de bu baskı hissedilebilir. İkinci evlilik, toplum tarafından genellikle ilk evlilikler ile kıyaslanarak kabul görür ya da görmez.
Boşanma nedenleri her ne olursa olsun, çocuklu boşanmalar, özellikle aile büyükleri tarafından en zor kabul gören durumlardır. Aile, boşanma sürecinin neresinde olursa olsun, kişileri uzlaştırma konusunda çocuk odaklı davranmaya meyillidir. Çocuğun anne ve babasıyla birlikte büyümesini isteyen aile büyükleri, eşlerin yaşadığı sorunları, boşanmak için yeterli sebep olarak görmek istemeyebilirler. Çocuklu boşanmalarda, özellikle anneye, çocuklara örnek olma, kendini çocuklarına adama gibi fazladan roller adayan toplum, annenin yeniden evlenmesine şiddetle karşı çıkabilir. Bu noktada, ailenin eğitim durumu, geçmişi, alışkanlıkları ve tecrübeleri durumu olumlu ya da olumsuz anlamda değiştirebilir.
İkinci kez evlilik yapacak olan kişiler için, yeniden güvenme, bağlanma, alışma, kabullenme gibi baş edilmesi gereken çok fazla süreç bulunmaktayken, üzerine eklenecek toplum baskısı kişilerin evlilikten soğumasına neden olabilir. Kişi, kendi hayatına yön vermek isterken, ailesini, çevresini, arkadaşlarını üzmeyecek, belki de onaylarını alabileceğine inandığı şekilde hareket etmek zorunda hissedebilir. Bu durum, yanlış tercihlerin yapılması, olumlu duyguların bastırılması, yalnızlık ve depresyon gibi, sonuçları açısından derin yaralar bırakabilecek durumlara sebebiyet verebilir.
Evlilik, iki kişinin oluşturduğu ancak içerisinde çok fazla insanın dolaylı ya da dolaysız etkisinin olabildiği karmaşık bir toplum yapısıdır. Bu yapı, temelinde sorunlar barındırırken, toplum öyle istiyor diye devam ettirilmeye çalışıldığında, kişinin yaşayacağı daimi mutsuzluk kaçınılmaz olacaktır. Bazen bir evliliği bitirmek; psikolojik olarak olduğu kadar maddi zorlukları da beraberinde getirebilir. İkinci evlilik, tüm bu olumsuz yaşanmışlıkların üzerine, düşünülmesi, emin olunması ve sağlam adımlarla ilerletilmesi gereken bazen zorlayıcı, bazen keyifli yeni bir durumdur. Kişilerin, eski alışkanlıklarının dışına çıkabileceği, sıfırdan olmasa bile kazancın bol olduğu sıfıra en yakın noktadan yeniden hayata başlayabileceği ikinci bir şans olarak da görülebilir.
Toplum baskısı, ikinci evlilik konusunda değişkenlik gösterse de, kendisini bazı noktalarda zayıf bazı noktalarda şiddetli bir şekilde gösterebilir. Çocuklu ya da çocuksuz, boşanmış ve yeni hayatına yeni bir hayat arkadaşı ile devam etmek isteyen birey, toplum ile uyumunu ve mesafesini koruyarak, kendisinden emin olduğu şekliyle hareket etmelidir.
Sonuç olarak; ilk kez evleneceklere gösterildiği kadar saygıyı ve özeni hak eden ikinci evlilik, belki de zorlanıldığı yerlerde profesyonel destek alınarak sağlıklı bir şekilde deneyimlenebilecek doğal bir yapıdır. Bu konuda; kişinin duruşu, isteklerinden emin oluşu ve hayatına çizdiği bu yeni rotaya olan bağlılığı, toplumun baskılarını hafife indirgemede kişiye destek olacaktır.
Güneşin Kızı












