Yalan Söylemek Neden Bu Kadar Basit Oldu Artık?

Eminim hepimiz hayatımızın belirli dönemlerinde yalan söylemek zorunda kalmışızdır. Bazen sorunları düzeltmek için, bazen ise birine yardımcı olabilmek adına böyle bir girişimde bulunmuş olabiliriz. Yapılan birçok araştırmalara göre yalan söylemek, hayatınıza veya başkalarına zarar vermediği sürece, doğal bir olgudur aslında. Karşı tarafı ikna edebilecek düzeyde yalan söylemenin ise bir zekâ işi olduğu bir gerçektir.

Gelişen teknoloji ile birlikte sahip olduğumuz duygu ve özelliklerimiz de değişmekte maalesef. Empati ve anlayış yeteneğimiz artık daha arka sıralarda yer almakta, önceliklerimiz arasında yer almadığı bir gerçektir. Hayatımızda elde etmeye çalıştıklarımızı kolay yoldan, fazla çaba harcamadan edinmek bize daha çekici geliyor. Çaba harcamadan yapabilmek için ise, yalan söylemek şart oluyor. Başkalarını kandırma düşüncesi bizi vicdanen rahatsız etmiyor artık ne yazık ki, bu yüzden dolandırıcı hikayelerini daha sık duyar hale geldik ve normal bir durummuş gibi algılamaya başladık.

NEDEN YALAN SÖYLERİZ PEKİ?

Yalan söylemek aslında beynimizin stres veya sorun algılamasında otomatik olarak verdiği bir cevaptır. O an ki stresi azaltabilmek adına oluşturduğu bir yöntemdir. Bulunduğumuz ortamdan kaçmanın, oluşturduğumuz sorunu çözüme ulaştırmanın, birine yardımcı olabilmenin, daha iyi bir konum edinebilmenin, kendimizi kabullendirebilmenin yolu bazen yalan söylemek olabilir. Başta bunun iyi bir fikir olduğuna kanaat getirmiş olsak da, zamanla bu yalanların arkasından yeni yalanların gelmek zorunda olduğunu fark ederiz mutlaka. Dürüst olmak her zaman ve her ortamda kolay olmayabilir, bu yüzden söylenen yalanı düzeltmek için maalesef yeni yalanlar arayışında oluruz, bu da bizi zamanla bağımlı hale getirebilir.

Günümüzde çoğumuz kendini olduğundan daha iyi yerlerde ve koşullarda gösterme çabasındadır. Bunu neden yaptığımız aslında çok açık ve nettir. Eski zamanlara kıyasla artık insanları daha kolay yargılayabiliyoruz, iç yüzünü bilmeden onun hakkında doğru ya da yanlış yorumlar yapabiliyoruz. Bu olguyu yıkabilmenin tek yolu, ya gerçekten çok iyi konumda olup, insanların bu şekilde yargılamasına imkân tanımamak, ya da gerektiğinde ön yargıları yıkabilecek yalanlar uydurmak. İşte bu yüzden bazen kendimizi, bazen ise sevdiklerimizi korumak adına, kısacası çevredeki uyumsuzluklarla başa çıkabilmek adına söyleriz yalanlarımızı.

YALAN SÖYLEMENİN HAYATIMIZA ETKİLERİ..

Beyaz yalan diye adlandırdığımız, iyi niyetli görünen yalanların bize zararı olmayacaktır elbette. Bunlar mutlaka o anki durumu kurtarmak için söylenen yalanlardır. Bazen ise birine sürpriz yapmak için saklarız gerçekleri. Sonrasında aslı ortaya çıkacak olan beyaz yalanlar zaten her zaman zararsızdır. Asıl tehlike bunu alışkanlık haline getirdiğimizde söz konusu olmaktadır. Alışkanlık haline getirdiğimiz bu huyumuz hayatımızı zamanla olumsuz yönde etkileyecektir, gerçek ve yalan arasındaki ilişki bozulur ve zamanla biz de kendi yalanlarımıza inanmaya başlayıp, bu doğrultuda gerçeklerimizden vazgeçebiliriz. Bu yüzden bu duruma başvurulacaksa bile, sınırların farkında olunabilmesini çok önemlidir. Yalan söylemek tatlıdır ama sonuçları bazen acı olabilir.

İKNA EDİCİ BİR YALAN SÖYLEMEK ZEKÂ İŞİDİR..

Yalan söylemek kolay görünse de, karşı tarafı ikna edebilecek ve hatta kendi yalanımıza kendimiz inanabilecek düzeyde olanlar zekâ işidir. Beynin o anda hızlı bir karar verip, doğru cümleler doğrultusunda uygun bir yalan bulması, düşünüldüğü kadar kolay değildir. Beyin yalan söyleyeceği zaman, salgıladığı hormonlardan dolayı fiziksel olarak da değişiklikler yaşanır o anda. Kimi terler, kiminin elleri titrer, kimi bakışlarını kaçırır, kimi ise doğru cümleleri bulmakta zorluk çeker. Böyle tepki verenler genelde “amatör yalan söyleyen” kişilerdir, yalan söylemek konusunda pek becerikli sayılmazlar. Profesyonel olanlar tüm bu semptomlar ile başa çıkabilenlerdir. Edindikleri tecrübe dâhilinde yalan söylemeleri çok kolaydır, sergiledikleri rahat tavırlar karşısında karşı tarafının güvenini kazanmak hiç de zor olmaz. Yapılan araştırmalar da bu tür insanların zekâ düzeylerinin normal insanlara kıyasla daha fazla olduğunu göstermektedir. Bu tür insanlar kime nasıl yalan söyleyebileceğini çok iyi bilirler.

Siz siz olun, dürüstlüğü her zaman öncelikleriniz arasında bulundurun. Şayet yalan söylemenizi gerektirecek bir durum oluşursa da, daha sonrasında mahçup olmayacak düzeyde söylemeye özen gösterin. Yalan dediğimiz şey er ya da geç ortaya çıkan bir durumdur, başta hayatınızı kurtaran yalanlar sonrasında hayatınızı fazlasıyla olumsuz yönde etkileyebilir. Bu yüzden yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmemek için özen gösterin. Hem kendinize karşı hem de sizi sevenlere karşı dürüst olmak, size her zaman daha fazla fayda sağlayacaktır.

Cevap ver

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz