HERKESİN zihninde aynı düşünce hakim. 4.5 milyar yaşındaki dünyada en kötü zamana denk geldiğini düşünüyor herkes. Oysa daha kötülerini de yaşadı dünya.
Evet 2020 yılı çok talihsiz başlamış, daha ilk 4 ayda akla hayale sığmayacak garabetler yaşanmış olabilir lakin dedik ya daha kötülerini de gördü dünya!
Sadece insanlık olarak düşünmeyin. Milyonlarca yıl önce düşen bir göktaşı dinozorlar çağını bitirdi. Koskoca canlıları bir lokmada mideye indiren devasa dinozorlar, silindi gitti.
Sonra insanlık gelişti. İnsanlık geliştikçe dünyanın meteor gibi felaketlere hiç ihtiyacı kalmadı.
Zira şu günlerde daha iyi anlıyoruz ki dünyanın en büyük felaketi insanlıktı.
Soykırımlar, savaşlar, tecavüzler, cinayetler, çevre katliamları, zevkine yapılan avcılıklar ve daha hayal gücünüzde ne kadar fenalık canlandırabiliyorsanız işte o kadarı…
Şimdi korkuyor insanlık.
Mikroskopla ancak görülebilen minicik bir virüsten korkuyor.
Saraylar, hanlar, hamamlar, en korunaklı cezaevleri, hiç ama hiçbir yer güvenli değil.
Bugüne kadar yaşamımızla ilgili her konuda ahkam kesen siyasilerden çıt yok.
Dünyayı kaosa sürükleyen ABD Başkanı Donald Trump’tan tutun da bizi yönetenlere kadar herkeste bir korku hakim.
Baksanıza ne şah, ne sadrazam, ne başkan ne başbakan dinliyor bu virüs. İlk söylendiği gibi gençleri etkilemiyor, yaşlıları öldürüyor gibi bir durumda kalmadı ortada. 30’lu yaşlarda olmasına karşın virüs nedeniyle ölenlerin sayısı azımsanamayacak kadar çok.
Peki ne olacak?
Hala bir aşı yok ortada.
Alınan önlemler yeterli gelmiyor. Virüs yayılımını hızla sürdürüyor. Ülkemizde her gün açıklanan rakamlara göre ortalama 65-70 kişi yaşamını yitiriyor.
Her daim ülkenin gücünden, sağlık sisteminin mükemmelliğinden (!) ekonominin devasalığından söz edenler çaresiz.
Hükümeti destekleyenler de, desteklemeyenler de yönetenlerin ağızlarından çıkacak çözüme dair bir cümle duymak istiyor ama yok öyle bir cümle…
Çünkü seçim zamanlarında ortaya savurulan ve asla gerçekleştirilmeyen vaatlerden çok farklı bir durum artık bu.
Kimse geniş zamanlı, gelecek zamanlı cümlelere itibar etmiyor.
Umutlar her geçen gün tükeniyor insanlarda. Sosyal izolasyon, işsizlik, durma noktasına gelen ekonomi daha kara günlerin habercisi.
Bu durum ne kadar sürer, ne zaman çözülür kimsenin bir öngörüsü yok.
Herkes soruyor çözüm var mı?
Sahi var mı iki gözüm?
